|
ḫoron müz. Doğu Karadeniz bölgesinde Samsun ili sınırlarından Gürcistan sınırına kadar olan bölgede kız, erkek veya karma olarak düğün, asker uğurlama, nişan ve yayla şenlikleri gibi toplu eğlencelerde kaval (Of, Sürmene, Hopa Kemalpaşa), davul-zurna (Ordu, Giresun, Trabzon, Gümüşhane), kemençe (Ordu, Giresun, Trabzon, Rize, Gümüşhane), akordeon (Borçka, Şavşat) veya tulum (Rize, Artvin) eşliğinde oynanan geleneksel dans çeşitlerinin adı. Yörede tek başına oynanılan köçek (Rumca köçekika) ve kolbastı oyunları horon kategorisine girmemektedir. Bölge dışında Osmanlı - Rus savaşları sonucunda Adapazarı, İzmit, Bolu civarına yerleştirilen Karadenizli muhacirler, 1923 mübadelesinde bölgeden Yunanistan’a gönderilen Hristiyan Rumlar ve Gürcistan’ın Acara yöresinde horon milli bir dans olarak oynanmaktadır. Horonlar türkü eşliğinde (sözlü horon), sallama, sıksara (Sera) horonlarında olduğu gibi sadece çalgı eşliğinde, sadece kadınlar (kız horonu), sadece erkekler (erkek horonu) veya kadın erkek karışık (karma horon) olarak, düz bir sıra halinde yada halka oluşturularak oynanılabilir. Kadınlar özellikle kına gecelerinde tef ve fincan eşliğinde, gügümün tersinin dövülmesiyle çıkan sesler eşliğinde horon oynarlar. En basit horon çeşitleri bile köyden köye değişebilecek motif ve farklılıklar içerebilir. Sürmene karşılamasında olduğu gibi bir oyun, denizciliğin avantajlarından faydalanılarak farklı bir bölgeden getirilip bölgeye mal edilebilir: “Sürmene ilçesindeki karşılama türü bir o-yunda bayanların ikişer ikişer karşılıklı oynadıkları görülmektedir. Ancak, Giresun karşılamasına çok benzeyen bu oyunun, halkı denizci olan ve diğer ilçelere göre dışarıya daha erken açılmış olan Sürmeneye başka yörelerden geldiği sanılmaktadır. Ayrıca yine Sürmene ve Çaykara’da oynanan sallama horonunda oyuncular zaman zaman ellerini bırakıp yanlara dönüp el çırpmaktadır. Bu harekeler kuvvetli olasılıkla, söz konusu ilçelerin Bayburt’a çok yakın olan yay-lalarında Bayburt oyunlarından etkilenerek yöreye geçmiştir. Kadınlarda kollar aşağıda olur ya da oyun bir tempoya ulaşınca dirsekler bükülüp “yarım” durumuna getirilir. Tonya ve Çaykara’nın bazı köyleri dı-şında bayanların kollarını tam kaldırdıkları görülmemiştir. Erkeklerde ise kollar aşağı-da yarım, yukarıda yere paralel ve tam yukarıda tutulabilir. Yarım kol tutuşu genellikle millet horonu gibi rahat oyunlarda görülür. Tonya yöresi horonlarında kollar genellikle yukarıda yere paralel tutulur. Diğer ilçelerin horonlarında ise erkeklerde kollar tam yu-karıda olur” (Durgun, 1987: 78) Yaz aylarını yüksek ve serin yaylalarda geçiren Karadeniz köylüsü, yayla şenlikleri farklı köylerden köylülerle biraraya gelir ve bu birliktelik karşılıklı kültür etkilişimini de tetikler. Trabzon yöresindeki folklorik zenginliğin bir nedeni de doğu ilçeleri olan Sürmene ve Of köylülerinin Bayburt; batı ilçeleri olan Tonya ve Maçka köylülerinin ise Gümüşhane sınırındaki yaylalara gitmeleri ve o bölgeye ait kültürü de yaylacılık sayesinde benimseyip kendi kültürlerine katmalarıdır. Bayburt ve Gümüşhane’de hatta daha güneydeki Doğu Anadolu illerinde bar adıyla oynanan pek çok oyun, horon adıyla, küçük farklılıklarla Trabzon kültürüne dahil olmuştur. Örnek olarak Erzincan’da oynanan iki ayak, üçayak, tamzara, temurağa ve koçari barlarını sayabiliriz. Oyun çeşitleri benzerlik göstermekle birlikte, Trabzon, Rize merkez ve Giresun’dan farklı olarak, Hemşin ve Doğu Rize ve Artvin sahilinde yaşıyan Laz’ların horon terminolojisi farklıdır. Trabzon Bölgesi horonlarını daha doğudaki Laz, Hemşin, Gürcü horonlarından ve Bayburt barlarından ayıran önemli bir fark Trabzon horonlarında öne çıkarılan omuz silkme figürüdür. Çamlıhemşin’den horon çeşitleri: Rize, Hemşin, Yüksekhemşin, Papilat, Memetina, Bakos, Ḉarişka, Aleka, Sırtlı, Mahmutoğlu, Gant, Hevrek, Hanlakıt, Yali, Çano (Ayder Bülyeni) Her horonun bir pişme, coşma noktası bulunmaktadır. Oyuncuların elleri yukarı-dayken horonbaşının ya da kemençecinin şimula veya alaşağı komutuyla horoncular adım atarak omuz titretme hareketini içeren aşağı alma hareketini yaparlar. Horon oyna-yanlar, kemençeci hatta seyredenler oyun sırasında kendilerinden geçerek anlamsız sesler çıkartabilir, horoncuları gayrete getirmek için naralar atabilir, tıslayabilir ya da gayret sözleri sarfedebilirler. Artvin ili, Borçka ilçesinden bu tür sözlere örnekler (Gürcüce): Şuhto bico (oyna oğlan), şeni celi (senin belin), şeni ḫdeba (sana yakışır), elias go-gonebia (elias kızlar), ḫeḫe lamazat lamazat (hehheh güzel güzel), gogonebia aḫla (kız-lar şimdi), peḫpeḫ suḫto suḫto (atla atla), ḫoḫo çemo ḫute (sarıl bana), aḫla bicebo (şimdi oğlanlar), rcalebi geyḫade aḫla (geline bak şimdi), malemoooy (çabuk gel)... Maçahel’de sama “dans, dans etmek” (< Gürcüce sama) anlamında olduğu halde bu bölgede yaşayan Gürcüler, danslarını, tıpkı komşuları gibi horon olarak adlandırmaktadır
horon çeşitleriii::::: . Hemşin 2. Alika 3. Alican 4. Rize 5. Kaynakli Rize 6. Papilat 7. Kaçkar (Mimik) 8. Polatın Rizesi 9. Noktalı Ancer 10.Kemer 11.Çarişka 12.Büyükdüz 13.Langaliman 14.Çinçiva Rizesi 15.Sirtlinin Rizesi 16.Çinçiva Vişne Horonu 17.Ançanın Rizesi 18.Eski Çano 19.Yeni Çano 20.Abdinin Rizesi 21.Yalı 22.Vijenin Saba Horonu 23.Sabah Horonu 24.Kız Horonu 25.Bakoz 26.Ortaköy 27.İkiayak 28.Seyidoğlu 29.Tumas Horonu 30.Palakçur Kız Horonu 31.Elevit Horonu 32.Kotina 33.Ye Hala Horonu 34.Dıkbıyık Horonu 35.Ğant horonu 36.Siğ Rize 37.Sevduğum İki Gözüm 38.Avci Ahmet Destani Hodoçor Horonu 39.Abdi Horonu 40.Memedina 41.Amlakit 42.Mahmutoğlu 43.Samistal Kız Horonu 44.Hevek Horonu
HORON: Horon kelimesinin etimiyolojisi hakkında üzerinde uzlaşıya varılmış ortak bir kanaat bulunmamaktadır. Ansikloedilerde hellence dans anlamına gelen "khoros" tan geldiği ifadesi yer alir. Bir başka teoride Trabzon'da hasatı yapılmış tarlalarda, mısır saplarının kışın hayvanlara yem yapılmak için harmanlanmasıyla oluşan görüntüdür. Yan yana duran adamlar görüntüsü veren ve "horom" adı verilen bu mısır demetleri [lazcasi bardi]nin bu oyuna isim babası olduğu düşünülmektedir. HORONLAR ÜÇ BÖLÜMDEN OLUŞUR:
1. düz horon bölümü: horon oynanmaya başlarken ağır tempoda oynanır. bundan ötürü oyunun bu bölümüne ''ağır horon bölümü'' de denir. oyun halkası saat ibresinin tersi yönünde döner. söylenen türkülere ellerle tempo tutulur. müzik ne kadar yüksek tempolu çalınırsa, oyuncular da o kadar kıvrak ve hareketli olurlar. Ritim arttıkça vücut dikleşir, kollar yukarıya kalkar. gelen komutla ''yenlik yenlik'' ''alaşağı'' ya da ''ufak ufak'' diğer oyuncular da uyarılarak doğrudan sert bölüme geçildiği gibi yenlike bölüme de geçilir.
2. yenlik bölümü: kollar aşağıya iner, dizler kırık ve bel kısmı dizlerin açısında öne doğru eğiktir. kol çıkarmalar ve omuz sallamalar bu bölümde ön plandadır. adımlar geriye, yana ve öne basarak belli alan içinde gezinilir. Vücudun yapmış olduğu çalımlar yumuşak ve hafiftir. Oyunun ritmi düz horon bölümüne oranla biraz daha hızlıdır. komutçudan gelen ''alaşağa'', ''aloğlum'', ''kimola'', ''taktum'', ''yıkoğlum'' veya ''ıslık'' şeklinde gelen komutla sert bölüme geçilir.
3. sert bölümü: diğer bölümlere nazaran hareketler daha sert ve canlıdır. omuz sallamalar daha seri, ayaklar yere daha sert basar. oyunun en gösterişli, temposunun oldukça yüksek olduğu ve oyuncuların tüm yeteneklerini ortaya koyduğu bir bölümdür. oyuna devam edilecekse tekrar düz horon bölümüne geçilir.
_________________ Boynumuz Yiğit Boynu Bükerse Sevda Büker
|